türkiye’de kumar yargı yetkisi belgesi formu yükleme 11

Bilgi Edinme

Ancak her hukuka aykırı işlemin muhatabı üzerinde manevi etkiye yol açacağı göz önünde bulundurulursa, disiplin cezası olarak tesis edilmeyen tenkit/ikaz yazılarının, Kanunda manevi yaptırım olarak öngörülmekle resen ve her zaman disiplin cezası olarak hukuki sonuç doğuran uyarı/uyarma cezasından farkı anlaşılacaktır. Aşağıda açıklanacak olan hata gösterme, tenkit ve muaheze türünden ikaz ve ihtar işlemlerinin ceza sayılmayacağına ilişkin hüküm de dikkate alındığında, her uyarıcı işlemin, yaptırım tehdidi taşısa bile disiplin cezası sayılan uyarı/uyarma işlemi kabul edilmeyeceği ortaya çıkmaktadır. Aksi takdirde, meselâ, bir memura sırf cezalandırmak için tesis edilen atama ve yer değiştirme veya izne göndermeme işlemlerini, disiplin cezası gibi telakki etmek veya aynı hukuki rejime tabi tutmak gerekecektir. Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin kararları incelendiğinde, Mahkeme kural olarak, 1602 Sayılı Kanundaki sınırlama nedeniyle disiplin cezalarının yargı denetimine tabi tutulamayacağına karar vermektedir.[745] Keza Türk Silahlı Kuvvetlerinde görevli devlet memurlarına verilen uyarma ve kınama cezaları[746] ile Askeri Ceza Kanunu 171. Maddesine bağlı Ek-1 cetveline göre verilen diğer cezalarda da inceleme kabiliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmektedir.[747] Ancak Askeri Yüksek İdare Mahkemesi’nin istisnai iki durumda istikrarlı olarak, disiplin cezalarına karşı yargı denetimi yasağına rağmen, açılan davaları esastan incelediği ve hatta iptal kararları verdiği görülmektedir. Bu açıklamalar çerçevesinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin taraf olduğu ve usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalarda, disiplin amirlerince disiplin suç ve tecavüzlerinden ötürü verilen disiplin cezalarına ilişkin olarak, 1602 sayılı AYİM Kanununun 21. Fıkrasındaki yargı denetimi kısıntısıyla çatışan hükümler bulunup bulunmadığının ortaya konulması gerekmektedir. Dolayısıyla, genelde milletlerarası sözleşme kurallarının, özelde davacı vekilinin değindiği Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin anayasal değerde olduğunun kabulü ile yada Anayasa’nın 90/son maddesinin yorumu yoluyla Anayasa’nın Sözleşme kuralı ile çelişen bir hükmünün ihmal edilmesine ve sözleşme kuralının uygulanmasına hukuken olanak yoktur. Bu konudaki AYİM kararları incelendiğinde; devlet memurlarına Askeri Ceza Kanununda belirtilen usullere göre ve yine Askeri ceza Kanununda yazılı disiplin cezalarının verilmesi halinde bu cezaların yargı denetimi dışında olduğu, Devlet Memurları Kanununda yazılı disiplin cezalarının verilmesi durumunda ise bu cezaların 1602 sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanununun 21/3. Maddesi kapsamında olmaması nedeniyle yargı denetimine açık olduğu yönünde kararlar verildiği görülmektedir[733].

Anayasa’nın 2.maddesinde belirtilen hukuk devleti; eylem ve işlemleri hukuka uygun, insanhaklarına saygılı, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, her alanda adilbir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa’ya aykırı durum vetutumlardan kaçınan, hukuki güvenliği sağlayan, hukuk kurallarıyla kendinibağlı sayan ve yargı denetimine açık olan devlettir. Özellikle böyle bir Kanun hükmü sosyal ağ sağlayıcıları üzerindebir baskı kurarak içerik değerlendirmelerini etkileyebilecek ve sansüruygulamalarına sebebiyet verebilecektir. Bu halde ise Anayasa’nın 22.maddesinde yer alan “Haberleşme hürriyeti”nin, 26. Maddesinde teminat altınaalınan ve demokratik toplumların en temel değerlerinden biri olan “İfadehürriyeti”nin ve yine Anayasa’nın 28. Maddesinde düzenlenen “Basın hürriyeti”ninve Anayasa’nın “Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması” kenar başlıklı 13. Maddesininaçık bir biçimde ihlâli anlamına gelmekte ve dolayısı ile, mezkûr hak vehürriyetleri teminat altına alan Anayasamızın “hukuk devleti” ilkesinibenimseyen 2. Ayrıca kural ile öngörülen yükümlülüğün kapsamı da bellideğildir. 5651 sayılı Kanunda hukuki niteliği çok farklı erişimin engellenmesikararları vardır ancak bu kararlardan bir kısmı koruma tedbiri niteliğindedir,mesela 8. Ve 8/A maddesindeki kararlar koruma tedbiri niteliğinde olup,içeriğin hukuka aykırılığı konusunda nihai bir karar olarak nitelendirilemez.9.

  • Artık sanayi çağına gelindiğinde ordular uzmanlık yeteneklerini çoğu zaman zahmetli özel eğitimlerle elde eden çeşitli teknik uzmanlara gittikçe daha çok ihtiyaç duyar olmuşlardır.
  • Açıklanan nedenle konusu kalmayan maddeye ilişkiniptal talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekir.

Son derece ayrıntılı düzenlemeler içeren idari yargı sürecinde hak kaybına uğranılmaması için, herhangi bir işlem yapılmadan önce “İdare Hukuku” alanında hizmet veren avukatlardan hukuki destek alınmasını tavsiye ederiz. Erişim engellemetedbirlerinin ölçüsüz ve anayasaya aykırı bir şekilde uygulanması ileyüzbinlerce internet paribahis ve içerik erişime engellenmişken şimdi içeriğinçıkarılması yetkisi tanınmaktadır ki bu açıkça ölçüsüz bir tedbir olup bütünanayasal güvenceleri ihlal etmektedir. Diğer taraftan sosyal ağ sağlayıcısıtanımı belirsiz olduğu gibi sosyal ağ sağlayıcılara getirilen yükümlülükler deoldukça ağırdır. Öngörülen yükümlülüklerin ağırlığı dolayısıyla sosyal medyaplatformlarının temsilcilik açmaya yanaşmaması halinde sosyal medya fiilenkullanılamaz hale gelecektir. Milyonlarca sosyal medya kullanıcısı haberleşme,ifade, bilim ve sanat ve basın özgürlüklerinden fiilen yararlanamaz halegeleceği gibi sosyal medya üzerinden ticari faaliyetlerini sürdürenişletmelerin faaliyetlerini de sekteye uğratacak ve ekonomik krizi daha daderinleştirecektir. Hakları ihlal edilenlerin başvurabileceği hukuk yolu daöngörülmemiştir. Doğacak ve giderilmesi olanaksız zararları önlemek amacıylaantidemokratik niteliği açık olan ve başta ifade özgürlüğü olmak üzere çoksayıda temel hakkı ihlal eden yasanın yürürlüğünün durdurulmasına ivedi şekildekarar verilmesi gerekir. Hüküm ile yer sağlayıcılara yönelik bir tazminat sorumluluğugetirilmektedir. Öncelikle böyle bir sorumluluk internet düzenlemelerinin genelprensibi olan yer sağlayıcının içerikten sorumlu olmaması sebebiyle 5651 sayılıKanun sistematiği ile bağdaşmamaktadır. Bununla birlikte zarar ve zararıntazmini borçlar hukukuna ilişkin bir sorun olup, nitekim 6098 sayılı TürkBorçlar Kanunu’nun 49 vd maddelerinde, özellikle 57.

Maddesi uyarınca, yasa koyucunun,serbest iletişim hakkının ve konuşma, yazma ve basma özgürlüğünün icrasınailişkin olarak kural koyabileceğini belirtmiştir. Yine, yasa koyucunun, ifadeve iletişim özgürlüğünün, kamu düzenine ve üçüncü kişilerin haklarına zararveren kötüye kullanımına mani olacak düzenlemeler getirebileceğini ifadeetmiştir. Buna karşın, ifade ve iletişim özgürlüğünün, icrasının demokrasininve diğer haklara saygının bir güvencesi olması ölçüsünde değerli olduğunubelirtmiştir. Bu özgürlüğe getirilecek sınırlamalar, izlenen amaç bakımındangerekli, uygun ve ölçülü olmalıdır. Yasanın yürürlüğe girdiği günden bu yana sulh ceza hakimlikleritedbirlerden hangisine karar verdiklerini bile belirtmeden yasada yazıldığışekilde “içeriğin çıkarılmasına ve/veya erişimin engellenmesine” kararvermektedirler. Oysa erişime engelleme ile içeriğin çıkarılması tamamen farklıtedbirler olup doğurduğu sonuçlar da farklıdır. Maddenin yedincifıkrasına göre içeriğin çıkarılması halinde hâkim kararı kendiliğinden hükümsüzhale gelmektedir. Bu durumda içeriğin çıkarılmasına ilişkin hâkim kararıuygulandığında kendiliğinden hükümsüz hale geldiğine göre itiraz edilebilecekbir karar da bulunmamaktadır. Oysa maddeye eklenen sekizinci fıkraya görekararın bildirilmesi üzerine içerik, yer ve erişim sağlayıcılar, kararıngereğini derhal en geç dört saat içinde yerine getirmek zorundadırlar. Har ne kadar suç ya da kabahatler konusunda verilecek cezanınmiktarını belirlemek yasa koyucunun takdir yetkisinde ise de Anayasanın 13.

Fıkrasında Yüksek Askeri Şura kararlarının yargı denetimi dışında kaldığının belirtildiği, aynı hükmün 1602 Sayılı Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Kanunu’nun 21. Bu bağlamda iç hukuk açısından YAŞ kararlarının yargı denetimi dışında tutulduğu açıkça anlaşılmaktadır. Maddesindeki yargı denetimi yasağı tüm disiplin cezaları için geçerli midir? Bu sorunun cevabı madde metninde ve bu maddenin değişiklik görüşmeleri sırasında yaşanan tartışmalarda gizlidir. AYİM’nin ilk özelliği taşıyan bu kararından sonra, YAŞ kararlarını “yokluk teorisi” ile sınırlı olarak denetlemiş ve disiplinsizlik ve ahlaki durumları sebebiyle ayırma işlemi uygulanan personel hakkındaki YAŞ kararlarının yok hükmünde olduğuna karar vermiş ve bu astsubayların sağlık nedeniyle emekli edilmelerini sağlamıştır[708].

Gazeteci mesleki durumların dışındaki faaliyetlere zorlanmamalıdır. Cesetleri yakın plan gösteren, kan ve şiddet unsurları içeren fotoğraflara yer verilmemelidir. Gizli kamera gibi teknolojik yöntemler sadece yayınlanmasında kamu yararı olan ve başka türlü elde edilemeyecek istisnai durumlarda kullanılmalıdır.Drone gibi insansız hava araçlarıyla fotoğraf ve görüntü çekimi sırasında özel hayatın gizliliğine saygı gösterilir. Hava trafiği ve uçuş güvenliği dikkate alınır, insan ve diğer canlıların hayatını tehlikeye atacak tutum ve davranışlardan kaçınılır. Organ seçimlerinde adaylar en çok oy alandan başlamak üzere aldıkları oyların sayısına göre sıralanır. Üye sayısı kadar aday organ asıl üyeliğine seçilmiş olur. Yedek üyeliğe seçilmiş olanlar da aynı şekilde belirlenir. Adayların aldıkları oylarda eşitlik halinde meslek kıdemi fazla olan, kıdemleri de eşitse, adayların yaşlısı sırada ön alır. Oy ayrımı ve sıralama Genel Kurul Başkanlık Divanı tarafından gerçekleştirilerek ilan edilir. Yönetim Kurulu, Onur Kurulu gerekçeli rapor ve önerisini dikkate alarak üye hakkında karar verir ve uygular. Boşalan asıl üyelikler yerine Genel Kurulda en çok oy alan yedek üyeden başlayarak Onur Kurulu kararıyla yedek üye asıl üyeliğe çağrılır. Bu durumda Genel Kurulda en çok oy alan yedek yönetim kurulu üyesi Yönetim Kurulu üyeliğine çağrılır.